8 Eylül 2008 Pazartesi

Pvc , pvc profil , pvc boru , pvc kapı , pvc doğrama ,pvc pencere , pvc kapı pencere , pvc

dan itibaren nüfusun ve dolayısıyla konut ihtiyacının artmaya başlaması ve ölçek ekonomilerinin oluşması ile birlikte, inşaat sektörünün bütünü ile beraber gelişmeye başlayan Türk kapı ve pencere sektörü, Türk müteahhitlerinin yabancı ülkelerde almaya başladıkları inşaat sözleşmeleri ile birlikte ihracat potansiyelini de artırmış, inşaat sektörünü izleyerek, başta AB,
Avrupa Birliği (AB) 25 Avrupa ülkesinden oluşan bir uluslararası örgüttür. Maastricht Anlaşması ile kurulan AB'nin yasal zeminini 1 Şubat 2003'te yürürlüğe giren Nice Anlaşması oluşturur.

1965'te Brüksel Antlaşması ile kurulup 1967'de işlerlik kazanan Avrupa Birliği (EC), Avrupa'da var olan üç örgütü bir araya getirdi: Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (ECSC), Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (Euratom). ECSC, kömür ve çelik sağlanması konusunda ortak b
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Ortadoğu ve
Orta Doğu İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bilimsel çalışmalarda ve uluslararası siyasette giderek kullanımı yaygınlaşan "Ortadoğu" (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku'l-Evsat) kavramını ilk defa 1902 yılında Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan, National Review'de yayınlanan Basra Körfezi'nin önemini ele aldığı "The Persian Gulf and International Relations" başlıklı yazısında Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
BDT ülkeleri olmak üzere, yeni piyasalara girmiştir. 2000'li yıllar itibariyle yapılan araştırmalarda, Türk kapı ve pencere sektöründe üretimin standartlara uygun hale getirilmesini ve yüksek kalite düzeylerinden ödün verilmemesini sağlamak, sektörde faal 100 kadar şirketin aralarında haksız rekabet unsurları oluşturmalarını önlemek, ve bu arada genel ekonomik konjonktürdeki olumsuz dalgalanmalardan en az surette etkilenerek, olumlu gidişattan da en iyi avantajları elde etmelerinine imkan vermek, sektörün başlıca gündem maddeleri olarak ortaya çıkmaktadır. Standart dışı üretim, kalifiye eleman yetersizliği, kalitesiz üretimin artmasına etken olan üretim kapasitesi fazlalığı ve kimi sektör temsilcileri tarafından, Çin 'in ileride kapı ve pencere sektörü için tehdit olarak görülebileceği konusundaki iddialar sektörü meşgul eden konular arasındadır. AB pencere standardının oluşturulması ve CE belgesi nin bu sektörde de uygulanmaya alınması beklentisi içinde, uygulamanın ne zaman başlayacağı konusunda net bir bilgi olmasa da, ileride firmaların ihracat faaliyetleri sırasında karşılarına bir engel çıkmaması için CE için hazırlık yapılmaktadır. Türkiye inşaat sektöründe görülen daralmalar da firmaları ihracata yönlendiren etkenlerden biridir. Pek çok üretici şirket Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa ülkelerinde etkinliklerini artırma yolunda ilerlemektedir. İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ( İMMİB) ve Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri 'nin ( OAİB) verilerine göre iç pazarda iddialı olan PVC kapı ve pencere üreticileri ile demir-çelik ve ahşap pencere üreticilerinin ihracatlarında geçmiş yıllara oranla önemli artışlar görülmektedir. Sektördeki şirketler, kısmen, PUKAB ( Pencere Üreticileri Kalite Birliği Derneği) ve bazıları da İMSAD ( İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) çatıları altında toplanmaktadır. ==Ahşap kapı pencere üretimi== OAİB verilerine göre; ahşap pencere, pencere kasası, çerçeve ve pervazlarının yanısıra kapı, kapı çerçevesi, pervaz ve eşiklerini içeren ürün grubunda 2003 yılında yapılan 3 bin 716 tonluk ihracat, 2004 yılında 4 bin 371 tona çıkmıştır. 2003 yılında 9 milyon 27 bin dolarlık ihracat değeri 2004'te 10 milyon 565 bin dolar değerine ulaşmıştır. Ahşap kapı pencere sektöründe 2005 yılının ilk üç ayında gerçekleştirilen ihracat değeri 3 milyon 703 bin dolar oldu. 2004 yılının ilk üç ayında ise 1 milyon 930 bin dolarlık değer elde edildi. llklklklklklklklkl ==PVC kapı pencere üretimi

2005 yılının ilk 6 ayında 14 bin 623 tonluk ihracata karşılık 31 milyon 907 bin dolarlık değer kazanıldı. PVC kapı pencere ürünlerinde firmaların ilk sıradaki ihracat pazarı %13 payla Almanya oldu. Sektör bu ürün grubunda 2004 yılında Almanya'ya 6 milyon 760 bin dolarlık ihracat yaptı. Almanya'yı, 6 milyon 28 bin dolarlık ihracatla Kazakistan, 4 milyon 966 bin dolarlık ihracatla Romanya ve 3 milyon 665 bin dolarlık ihracatla Fransa izledi. Rusya'nın ihracatta öne çıkması ve pazarın çok hızlı yükselmesi, sıralamayı değiştirecektir. ==Aluminyum kapı pencere üretimi== Alüminyum kapı-pencerede 2003'e oranla düşme gözlemlenmesine rağmen bu yıl yükseliş bekleniyor 2003 yılına oranla ihracatında daralma yaşanan tek alanın alüminyum kapı ve pencere sektörü olduğu kaydediliyor. Ancak sektördeki firmaların Avrupa'da süregelmesi umulan ekonomik iyileşme ile hareketleneceği ve artan inşaat faaliyetlerinin etkisiyle Avrupa'nın lider firmalar arasına girmesi bekleniyor. Bu alt sektörde 2005 yılının ilk 6 ayında yapılan 2 bin 597 tonluk ihracat ile 14 milyon 679 dolar değer elde edildi. Yılın ilk yarısında ulaşılan bu değerler sektörün en azından 2004'ten daha iyi bir performans göstereceğini sergiliyor. ==Demir-çelik kapı pencere üretimi

Demir-çelikten kapı-pencere, bunların çerçeveleri ve pervazlarını içeren ürün grubu ihracatında kısmi bir artış yaşandı. Sektörün 2005 yılının ilk 6 ayında gerçekleştirdiği ihracat 3 bin 473 tona karşılık 8 milyon 513 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Firmaların en büyük ihracat payını % 13.5 ile oluşturan Irak 'a geçen yıl 2 milyon 113 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İhracat yapılan ülke sıralamasında geçen yıl ikinci sırayı alan Türkmenistan 'a 1 milyon 563 bin dolarlık, Nijerya 'ya 1 milyon 317 bin dolarlık, Rusya 'ya yaklaşık 1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ==Teşvikli yatırımlar== Kapı pencere sektöründe 2005' in ilk altı ayında toplam yatırım tutarı 18 trilyon 535 milyar lira olan 14 proje teşvik kapsamına alındı. Geçen yıl aynı dönemde ise 39 trilyon 159 milyar değerinde 15 proje teşvik kapsamında değerlendirilmişti. Teşvik tutarında bu yıl % 52 oranında düşüş yaşandı.

30 Ağustos 2008 Cumartesi

PVC Nedir ?

PVC, yaygın deyimi ile "vinil" , (Poli Vinil Clorur) kelimesinin kısaltılmış şeklidir ve petrol (veya doğalgaz) ile tuz'dan petrokimya tesislerinde üretilen, formülü -(CH2-CH2) olan bir polimer türüdür. Bu polimer, çeşitli katkı maddeleri ile harmanlandıktan sonra yüksek sıcaklıklarda şekillendirilerek plastik haline getirilir ve kullanılır. PVC, polimer zincirinde klor atomu taşıyan ender termoplastiklerdendir. Klor içermesi nedeni ile PVC'nin alev alma sıcaklığı yüksektir, alev tutuştuğunda kendiliğinden hemen söner. PVC çok yüksek sıcaklarda termal olarak kolaylıkla bozulur ve korrozif bir gaz olan hidroklorik asit çıkarır. PVC, diğer polimerlere kıyasla daha fazla miktarda ve çeşitte katkı maddesi ile karıştırılabilir. Bu nedenle de, PVC plastik malzemenin maliyeti nispeten düşüktür; genel ve çok amaçlı kullanım sağlar. PVC, Polietilen'i takiben en çok kullanılan bir polimer türüdür.

Pvc Özellikleri Nelerdir ?

• Hava koşullarına karşı mükemmel dayanıklılık
Havanın PVC-U inşaat malzemeleri üzerinde bir etkisi yoktur. Çürüme, paslanma, vs hiç oluşmaz. Kıyısal alanlar (tuz, fırtına, güneş...) gibi özel koşullarda, PVC-U daha kullanışlıdır.
• Kendinden-sönme özelliği
PVC-U aleve maruz kalırsa yanar, fakat ürünün kendisi yanmaz: harici alev kaynağı uzaklaştırıldığında hemen söner.
• Kimyasal ürünlere karşı dayanıklılık
PVC-U’ nun dirençli olduğu kimyasal ürünler listesi gerçekten uzundur ve istek üzerine temin edilebilir.
• Küf direnci özellikleri
PVC-U üzerinde bakteriyolojik gelişim oluşmaz bu nedenle hastaneler, gıda endüstrisi gibi hijyenin daha çok önemsendiği yerlerde mükemmel bir çözümdür.
• Kolay temizlenir az bakım gerektirir
Kapalı, düzgün yüzey, PVC-U’ nun suda çözünmüş hafif bir ev deterjanıyla mükemmel biçimde kolayca temizlenmesi anlamına gelir. Bu aynı zamanda ürünün kire karşı gerçekten dayanıklı olması demektir, zira kirle doldurulabilecek gözenekler mevcut değildir.
• Isıl izolatör
PVC-U, ahşap gibi iyi bir yalıtkandır. 0,17 ısı iletkenlik katsayısı, 0.23 W/mC° değerine sahip olan ahşaba kıyasla, daha düşüktür. Aluminyumun eşdeğer katsayısı yaklaşık olarak 210 W/mC°. ‘dir.
• Akustik yalıtkan
PVC-U pencere sistemi ve kullanılan yalıtıcılar, ses kaynağı odadan korunacak şekilde geliştirilmiştir.
• Kolayca işlenebilir.
Pratik olarak, herhangibir otomatik veya manuel işleme yöntemi mümkündür.
• Kaynaklanabilir.
Kaynaklanma kabiliyeti, bu malzemenin, pencere imalatçılarına, malzemelerle uğraşmaya gerek kalmadan, yüksek verimli otomatik üretim sistemleri kurma imkanı verdiği anlamına gelmektedir. Bütün pencere sadece birkaç dakika içinde tamamen kaynaklanabilir. Kaynağın erime sıcaklığı yaklaşık 260°C’ dir. Kaynaklanmış ek yerleri lokal olarak bu sıcaklığa yükseltilir.
• Yapıştırılabilir.
Ek plastik parçalar PVC-U’ ya kolayca yapıştırılabilir.
• Paranıza değer kazandırır
Yüksek fiyata direnmemek, PVC-U ham maddesini artırır, nihai ürünün fiyatı, sağladığı bir çok üstünlüğe bakıldığında, çok rekabetçi kalır. PVC-U kendi uygulamalarında, diğer malzemelerden gittikçe daha fazla pazar payı almaktadır.

Pvc Çevre Dostumudur ?

PVC, ilk kez 1920'li yıllarda sentezlenmiş ancak 1930'lu yıllardan sonra kullanılmaya başlanmış ve kullanımı özellikle II. Dünya Savaşı yıllarında artmış; son 20-30 yıllık süreçte ise en yaygın kullanılan polimer türlerinden biri olmuştur. PVC, inşaat sektöründen (pencere profili, kapı, panjur, sulama ve pis su boruları, duvar-yer ve çatı kaplama malzemesi olarak) ambalaj-paketleme sanayiine (bi-oriente ince shrink film, kapak içi mantarı, şişe ve torba yapımında), tıptaki çeşitli uygulamalardan (kan torbası, serum tüpü, ameliyat eldiveni ve kalp kateter'i olarak) elektrik-elektronik malzeme yapımına (yüksek volt izolatorü, optik fiber kılıf zarfı olarak), otomotiv alanındaki kullanımlarından (cam fitili/silecek sistemi, döşeme, paspas olarak), çeşit1i diğer tüketim eşyasının üretimine (oyuncak, çeşitli sportif malzeme, muşamba, suni deri ve ayakkabı) kadar, kısaca hayatımızın hemen her alanında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Pvc Kanser Yapar mı?

Bu konuda 1- VC monomeri ve 2- kullanılan katkı maddeleri olarak iki farklı konuda bilgi aktarımı gerekmektedir.
1- VC Monomeri: PVC, petrol ve tuz'dan ilk aşamada üretilen Vinil Klorür (kısaca VC) monomerinin tam polimerleştirilmesi ile elde edilir. Yaklaşık 20 senedir, belli doz'un üzerinde doğrudan VC alımının karaciğerler'de" odaklanan özel bir kanser türüne yol açtığı bilinmektedir. Bu nedenle de, VC üretilen fabrikalarda gaz ortamında 2 ppm (milyonda iki kısım)' dan fazla VC bulunmasına izin verilmez. Bu miktar, son yıllarda, emniyet olarak 1 ppm değerine indirilmiştir. Yine de eklemek gerekir ki, günümüzün gelişen teknolojileri sonucu tüm dünyadaki mevcut PVC fabrikaları, kontrollü kapalı sistemlerde çalışır, gelişmiş ölçüm sistemleri ile devamlı izlenir ve VC ile dış ortamın hiç bir şekilde teması veya sızma olması, söz konusu değildir. Nitekim, Dünya Saglık Örgütünün raporlarına göre, 1978 yılından itibaren hiçbir ülkede VC'ye bağlı herhangi bir sağlık sorununa rastlanmamıştır. Ancak, bir hususa da dikkat çekmek gerekir: eğer VC'den PVC üretilirken polimerleşme dikkatli yapılmaz ise, bir miktar VC; üretilen polimer PVC'nin içinde kalabilir. Haklı olarak kamu oyunda tedirginlik yaratan hususların başında PVC içinde kalabilen VC gelmektedir. Ancak günümüzde, itina ile uygulanan polimerleşme sonrasında elde edilen ürün olan PVC'ye yine de buhar-vakum uygulanmakta ve olabilecek tüm riskler giderilmektedir. Bu proseslerden geçmiş olan PVC, VC açısından herhangi bir sağlık sorunu yaratmayacaktır. Günümüz profil üreticilerinin yine de kullandıkları PVC'nin içindeki VC miktarlarını düzenli olarak izlemeleri gerekmektedir.
2- Katkı Maddeleri: PVC'nin, örneğin profil olarak işlenmesi öncesi, dayanıklılığı arttırmak amacı ile "darbe arttırıcı, impact modifier", ısı ve ışık dayanımını yükseltmek amacı ile bazı (genellikle Baryum, Kadmiyum, Kalay ve Kurşun esaslı olan bazı ağır metal tuzları) "stabilizörler ve pigmentler" (genellikle Titanyum esaslı); ayrıca "çeşitli dolgu maddeleri" (örneğin, stearik asitle kaplanmış kalsiyum karbonat) ile işleme akmayı kolaylaştıran katkılar ve kaydırıcılar kullanılır. PVC profil yüzeyine herhangi bir özel işlem uygulanmaz; ancak özel yüzey renkleri (örneğin ahşap rengi) elde edilmek istendiğinde bazı akrilik tabakalar yüzeye özel bir işlemle eklenir. Bilindiği gibi, kurşun türünden ağır metaller ve tuzları, vücutta biriktirdikleri sürece tehlikelidir. Belirtilen katkı maddelerinden özellikle zehirli olarak dikkati çeken kurşunlu bileşiklerle ilgili olarak, bunların 1970'1i yıllardan beri profil imalinde kullanıldığı ve günümüze kadar herhangi bir etkilemenin rapor edilmediği bilinmektedir. Tersine, kurşun bileşiklerinden belli oranlara kadar katılarak üretilmiş PVC boruların, içme suyu şebekelerinde dahi kullanımına izin verilmektedir. Kanserojen etkisi bilinen Kadmiyum katkılı PVC'lerin, özellikle PVC uygulamaları konusunda aşırı hassas olan AT ülkelerinde, pencere profili olarak kullanıldığı bilinmektedir. Amerikan ilaç Birliği (FDA) tarafından toksit olmadıkları ve profillerin dış etkilere olan dayanımını arttırdığı bilinen kalaylı ve çinko'lu katkılar da önerilmektedir. Kısaca, PVC'de kullanılan tüm bu katkıların, kullanılan sınırları için, insan sağlığına herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Pvc Kanser Yapar mı?

Bu konuda 1- VC monomeri ve 2- kullanılan katkı maddeleri olarak iki farklı konuda bilgi aktarımı gerekmektedir.
1- VC Monomeri: PVC, petrol ve tuz'dan ilk aşamada üretilen Vinil Klorür (kısaca VC) monomerinin tam polimerleştirilmesi ile elde edilir. Yaklaşık 20 senedir, belli doz'un üzerinde doğrudan VC alımının karaciğerler'de" odaklanan özel bir kanser türüne yol açtığı bilinmektedir. Bu nedenle de, VC üretilen fabrikalarda gaz ortamında 2 ppm (milyonda iki kısım)' dan fazla VC bulunmasına izin verilmez. Bu miktar, son yıllarda, emniyet olarak 1 ppm değerine indirilmiştir. Yine de eklemek gerekir ki, günümüzün gelişen teknolojileri sonucu tüm dünyadaki mevcut PVC fabrikaları, kontrollü kapalı sistemlerde çalışır, gelişmiş ölçüm sistemleri ile devamlı izlenir ve VC ile dış ortamın hiç bir şekilde teması veya sızma olması, söz konusu değildir. Nitekim, Dünya Saglık Örgütünün raporlarına göre, 1978 yılından itibaren hiçbir ülkede VC'ye bağlı herhangi bir sağlık sorununa rastlanmamıştır. Ancak, bir hususa da dikkat çekmek gerekir: eğer VC'den PVC üretilirken polimerleşme dikkatli yapılmaz ise, bir miktar VC; üretilen polimer PVC'nin içinde kalabilir. Haklı olarak kamu oyunda tedirginlik yaratan hususların başında PVC içinde kalabilen VC gelmektedir. Ancak günümüzde, itina ile uygulanan polimerleşme sonrasında elde edilen ürün olan PVC'ye yine de buhar-vakum uygulanmakta ve olabilecek tüm riskler giderilmektedir. Bu proseslerden geçmiş olan PVC, VC açısından herhangi bir sağlık sorunu yaratmayacaktır. Günümüz profil üreticilerinin yine de kullandıkları PVC'nin içindeki VC miktarlarını düzenli olarak izlemeleri gerekmektedir.
2- Katkı Maddeleri: PVC'nin, örneğin profil olarak işlenmesi öncesi, dayanıklılığı arttırmak amacı ile "darbe arttırıcı, impact modifier", ısı ve ışık dayanımını yükseltmek amacı ile bazı (genellikle Baryum, Kadmiyum, Kalay ve Kurşun esaslı olan bazı ağır metal tuzları) "stabilizörler ve pigmentler" (genellikle Titanyum esaslı); ayrıca "çeşitli dolgu maddeleri" (örneğin, stearik asitle kaplanmış kalsiyum karbonat) ile işleme akmayı kolaylaştıran katkılar ve kaydırıcılar kullanılır. PVC profil yüzeyine herhangi bir özel işlem uygulanmaz; ancak özel yüzey renkleri (örneğin ahşap rengi) elde edilmek istendiğinde bazı akrilik tabakalar yüzeye özel bir işlemle eklenir. Bilindiği gibi, kurşun türünden ağır metaller ve tuzları, vücutta biriktirdikleri sürece tehlikelidir. Belirtilen katkı maddelerinden özellikle zehirli olarak dikkati çeken kurşunlu bileşiklerle ilgili olarak, bunların 1970'1i yıllardan beri profil imalinde kullanıldığı ve günümüze kadar herhangi bir etkilemenin rapor edilmediği bilinmektedir. Tersine, kurşun bileşiklerinden belli oranlara kadar katılarak üretilmiş PVC boruların, içme suyu şebekelerinde dahi kullanımına izin verilmektedir. Kanserojen etkisi bilinen Kadmiyum katkılı PVC'lerin, özellikle PVC uygulamaları konusunda aşırı hassas olan AT ülkelerinde, pencere profili olarak kullanıldığı bilinmektedir. Amerikan ilaç Birliği (FDA) tarafından toksit olmadıkları ve profillerin dış etkilere olan dayanımını arttırdığı bilinen kalaylı ve çinko'lu katkılar da önerilmektedir. Kısaca, PVC'de kullanılan tüm bu katkıların, kullanılan sınırları için, insan sağlığına herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Pvc Koku Yapar mı?

Kullanılan PVC pencere ve kapılar, katı haldedir ve oda sıcaklığında herhangi bir gaz çıkışının olması beklenmez. Bununla birlikte, PVC pencere profillerinin takıldığı yerlerde, bir kokunun varlığından bahsedilir ve tedirgin olunur. Her yeni malzemede olduğu gibi, PVC profillerde de imalat ve nakil v.b. nedenlerle üzerine sinmiş olan koku olabilir, ancak bu kısa sürede yok olur. PVC profilleri, yapılan test sonuçlarının da gösterdiği gibi, hava ve su sızdırmazlığı açısından mükemmel" dir; dolayısıyla odanın içinde sonradan oluştuğu söylenen her tür koku, bu üstün 'sızdırmazlık" nedeni ile, ahşap malzemede olduğu gibi, dışarıya sızamaz ve bu nedenle zamanla yoğunlaşarak artabilir. PVC profil taşıyan pencerelerin, zaman zaman açılarak odanın havalandırılması, şüphesiz sağlıklı olacaktır.